|

Âdemlerin ve Havvaların Komedisi
Âdem ve Havva birlikte ama yalnız, kendi dünyalarında yaşayıp gidiyordu. Her şey olabildiğince mükemmeldi. Fakat bu tekdüzelik Havva’nın canını sıktı, vakit geçirecek bir oyun arayışına girdi. İhtirasları, istekleri onu büyük bir günah işlemeye doğru sürüklüyordu. Sonsuz mutluluk yetmedi Havva’ya, daha fazlası, daha mükemmeli gerekiyordu bunun için Tanrının yasakladığı elmayı yemeye karar verdi. Fakat bu günahına Âdem’i de ortak etmeli, onu da yoldan çıkarmalıydı. Yoksa Âdem halinden oldukça memnundu, sessizlikte bulduğu huzur ona fazlasıyla yetiyordu.
Bütün Hıristiyanların ve Yahudilerin kısmen de Müslümanların iddia ettiği gibi Âdem’i Havva yoldan çıkardı ona elmayı yedirerek. Nice sonra anladı Âdem, yediği elma aslında bir ayvaydı. Ama nedense tarih boyunca bütün âdemler aynı ayvayı yediği halde Âdem’in yediğinin elma olduğuna inandı.
Havva’nın oyununa gelerek cennetten kovulan Âdem içine kapandı, Tanrı ikisini birbirinden ayırmıştı çünkü.
Başlangıçta halinden oldukça memnundu Âdem... Tanrıya sonsuza dek Havva’dan uzak kalmak için dua etti ve sessiz, huzurlu, filozofça bir hayat sürmeye başladı. Havva’nın isteklerinden, her zaman daha fazlasını istemesinden, hiçbir şeyden memnun olmamasından bıkmıştı.
Ne var ki bir süre sonra bu yalnızlık Âdem’i iyice sıkmaya başladı. Tanrım ben Havva’sız yapamıyorum, Havva ile de yapamıyorum, ben en başından ayvayı yiyerek gelmişim zaten bu dünyaya, neden elma yediğim için beni cezalandırdın, cennetten çıkardın diye sitem etti Tanrıya ve Havva’ya kavuşmak için dua etti. Havva da yalnızlıktan oldukça bunalmış, isteklerini, memnuiyetsizliğini, ihtiraslarını sabırla paylaşan Âdem’i çok özlemişti. Sonsuz inayet ve kudret sahibi Tanrı tarihin ilk âşıkları Âdem ve Havayı yeniden kavuşturdu ve ikisi de dünya telaşına kapıldı, çoluk çocuğa karıştı.
Havva cennetten daha yüksek mertebelere çıkacağını umarak yediği elma yüzünden dünyaya düşmenin acısıyla yaşadı bütün hayatı Adem ise razı olmuştu kaderine..
Ne yüce bir şeydi ki bu aşk insanlığı cennetten bile kovdurdu, birbirine kırdırdı. Belki de her şey bir hiç uğruna yaşanan komediydi. Her ne kadar acıklı bir durum olsa da bu durumu komediden başka bir kavram anlatamıyordu. Çünkü Âdem ve Havva bir araya geldiğinde sahip oldukları akıl yetisi kayboluyor, birlikte mükemmel saçmalıklar yapıyorlardı. Ayrı kaldıklarında da duyguları onları bırakıyor yaşama sevinçlerini kaybediyorlardı. Âdem akıl, Havva duyguydu. Ama tarih boyunca hiçbir Âdem ve Havva akıl ve duygu arasındaki sihirli dengeyi bulamadı.
Tunç AY
|