açıklama yapan arkadaşa teşekkürler edilmeli...öncelik bu olsun.
muhterem iki dizeyle anlatıvermiş... değilmiki büyük dostluklar; küçük sebeplerle yaralanır... değilmiki elinde dostun eli olana yılan yaklaşamaz ama nazar yaklaşır....kırar ve döker...eddai
şu bedenden sana makam./candır senden başkasına yer yok gönülde/seni saran ruhum,cildim kanımdır./ne yaparım ayrı düşersek.söyle/ey!duyur dostlara,çabuk haber ver!/paralandı yelken,çöktü sefine/deniz ortasında kaldım perişan/gün olur mansur'u beder ederler/göründü gözüme salibden nisen/ne bahta var bana ne medine/seven ben,O sevilen de benim./bir bedene girmiş iki ruhuz biz./O diye gördüğüm benim bedenim./bana bak,Onu gör;hep aynı şeyiz!
bu sayıda hallac-ı mansur'un güzel sözlerinden birine yer vermeniz çok hoş olmuş...teşekkürler.sitede çalan müziğede deyinmeden geçmeyeyim...mükemmel...
hallac-ı mansur büyük adam hocam. herkese nasip olmaz aşkı onun anladığı gibi anlayabilmek.
o güzel adamın, bu güzel sözünü paylaştığın için teşekkür ederim.
hocam, bu arada hayırlı ramazanlar geçirmeni dilerim.
saygılarımla...
"Tabakat'ül Evliya", "Tabakat-ı Ensari", "Tezkiret'ül Evliya" gibi menakıbnamelerin derlemesinden oluşan eserlerde Hallac-ı mansur'un halkın taşlamasını konu alan kıssa anlatılırken; bir dostunun da Mansur'un incinmemesi için taşa yerine gül attığı söylenir. Buna Mukabil o kadar taşa karşı bir of bile demeyen Mansur, dostun gülünden sonra acıyla ünlemeye başalar. Bu acıklı iniltinin sebebi sorulduğu vakit." Dünyanın taşaları üstüme atıldı ama beni dostumun attığı bir gül yaraladı der.
Müziğin sonundaki çığlığı buna benzettim de...
Site çok güzel olmuş...